GÜNAHLARIMIN AFFI İÇİN BİR TEK VAFTİZİ KABUL EDİYORUM
Her hrıstiyan Büyük İman Açıklamasını okurken Tanrısal vaftize inandığını beyan eder. Vaftiz, imanı teyid eder. Kutsal üçlü adıyla vaftiz olmayan yani Peder, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz olmayan imanlı sayılamaz. Bu bölümde kutsal vaftiz hakkında bir kaç fikir ve öğretiyi yakından ele alacağız.
Hrıstiyan Ortodoks talimine göre, vaftiz bütün sırların başlangıcı ve giriş kapısıdır. Vaftiz olmayan biri kilisede kutsal ayin törenine yalnızca seyirci olarak katılabilir. Ayin sırasında komünyom alamamakla birlikte vaftizsiz birinin nikahı kılınamaz ve günah itirafı yapamaz. Kilise babaları vaftizi; "ölümsüzlük damgası, Epifanıos,Tanrıbilim, armağan, nurlanma, helak olmayan giysi, yeniden doğuş, değerli olan her şey, tutsaklık fidyesi, borç affı, günahın ölümü, göklere doğru aracılık, nurlu giysi, yok olmayan ebedi mühür, egemenlik yolu, " olarak açıklamaktadırlar. Vaftiz Mseih'in vaftizini taşır, şeytanları kovar, meleklerin gücünü davet eder, hastlığı giderir, Tanrı'nın nimetini getirir. Bunun için Mesih'i Tanımak ve Mesih'le birlikte yaşamak isteyen vaftiz olarak bu yola bilet alır. Vaftiz bir defaya mahsustur.
Büyük Vasilyos vaftizin "evlatlık ihsanı" olduğunu yazar. Bunun içinde papaz vaftiz esnasında bu sözleri tekraralar. Bu gerçeğin vaftiz töreninde söyleniş nedeni, vaftizle hrıstiyanlığın temel gayesi gerçekleşir. Bu Rab Mesih'in dünyaya geliş gayesidir. O insanlığın Tanrı'nın evlatları olması gayesiyle dünyaya gelmiştir. Bunu kilisenin en önemli iki bayramlarında okunan Kutsal Kitap bölünlerinden de anlayabiliriz. Aziz Pavlos şöyle diyor: "Ama zaman dolunca Tanrı, Yasa altında olanları özgürlüğe kavuşturmak için kadından doğan, Yasa altında doğan öz Oğlu'nu gönderdi. Öyleki bizler oğulluk hakkını alalım." (Galatyalılar 4:4-5). Bu sözler Noel bayramında okunur Paskalya bayramında ise Aziz Yuhanna'nın incilinden şu bölüm okunur. "Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı'nın çocukları olma hakkını verdi." (Yuhanna 1:12). Böylece Tanrı Baba'nın evlatları olmamız vaftizle başlar ve adlarımız O'nun egemenliğine kaydedilir. O andan itibaren taş yürekten kurtularak yeni bir yüreğe sahip oluruz. Bununla birlikte atalarımızdan ve anne ve babamızdan miras olarak üzerimize geçen asli günahtan kurtulmuş oluruz artık tertemiz günahsız ve saf bir yüreğe sahip oluruz. Başka bir ifade ile vaftizle yeniden doğarız bu gerek küçük bir bebek için gerekse büyük yaşta olan bir insan için olsun aynıdır. Küçük olan ve daha günahla tanışmayan çocuk asli günahtan kutularak Tanrı sevgisi ve şefkati ile büyür, büyük yaşta olan biri ise hem asli günahından ama hemde o güne dek yapmış olduğu bütün günahlarından kurtulur ve yeni tertemiz bir hayata adım atar.
İmanlı vaftizden sonra hayatı boyunca bu sırrın doluluğu içinde kalması için vaftiz sırasında görkemle şu ilahi okunur: " Mesihe vaftiz olan sizler, Mesih'i giymiş oldunuz." (Romalılar 6: 3). Bu şu anlama gelmektedir: Cesur ol ey imanlı Mesih'in yardımıyla günaha ve kötüye karşı olan mücadelede mağlup olamayacaksın.
Vaftizsiz kalan kilisenin dışında kalır, bununla birlikte Mesih'in uzağında ve O'nsuz kalır. Kilise kurtuluş gemisi olduğuna göre, vaftizsiz bir insan kurtuluşa kavuşamaz. Vaftiz olup Mesih'e inanan bizler ise sonsuz hayata kavuşma davetini ve Tanrı egemenliğine katılma hakkını kazandık. Öyleki bu sır ve müjde Rab İsa Mesih'in dediği gibi bütün dünyaya yayılsın ve buna inanıp Mesih'in adına iman eden herkes Peder, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edilsin. Amin.
ÖLÜLERİN DİRİLİŞİNİ VE EBEDİ HAYATI BEKLİYORUM
Yukarıda büyük harflerle yazılan sözler aslında Büyük İman Açıklamasında iki maddeden oluşmaktadır. Bu dünyanın sonu ile ilgilidir. Yani Mesih’in, insanın kurtuluşu için öngördüğü misyon ve eylemin sonu kastediliyor. En son gaye insanın kurtuluşudur.
Bu iki maddeyi incelersek, bunların kıyamet günü ve ölülerin dirilişi ile yargı ve ceza ile ilgili olduklarını görürüz. Maddi dünyanın ve yeryüzünün çok yavaş olsa bile, bir sona doğru ve ölümün kapıda olduğu tartışılamaz. Rab bunu bir konuşmasında şöyle dile getirmektedir. "Size doğrusunu söyleyelim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacaktır." (Matta 5:18). " Yer ve gök ortadan kalkacak ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır."(Matta 24: 35). "Ya Rab başlangıçta dünyanın temellerini sen attın. Göklerde senin ellerinin yapıtıdır. Onlar yok olacak ama sen kalıcısın. Herpsi bir giysi gibi eskiyecek, bir kaftan gibi düreceksin onları, bir giysi gibi değiştirilecekler, ama sen hep aynısın, yılların tükenmeyecek." (İbranililer 1: 10-12). "Şimdiki yer ve gökler, ateşe verilmek üzere aynı sözle saklanıyor, tanrısızların yargılanarak mahvolacağı güne dek korunmaktadır. Ama Rab'in günü hırsız gibi gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yol olacak ve yeryüzünde yapılmış olan her şey yanıp tükenecek. Ama biz Tanrı'nın vaadi uyarınca doğruluğunun barınacağı yeni gökleri ve yeni yeryüzünü bekliyoruz." (Petrus II 3: 7,10,13). "Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm. Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı. Deniz de yoktu artık." (Vahiy 21: 1). Kutsal Yazıdan alınan bu bölümler dünyanın ve yeryüzünün ortadan kalkacağını ve her şeryin yeniden yapılacağını açıklayan ayetlerden sadece bazılarıydı. Bu olay bilim tarafındanda onaylanmakta ve buna ısısal son denmektedir. Bilim adamları dünyanın milyarlarca yıl sonra ısı fazlalığından ve küreselleşmeden yok olacağını açıklamaktadırlar.
Mesih'in ikinci gelişi incilde açıkça görülmektedir. (Matta 25: 31-46, Selanikliler I 4: 14, 17). Bu ayetler yeni müjdede Mesih'in kendisi ve öğrencilerinin Kusal Ruh aracılğıyla yazdıkları sözlerle ıspatlanmaktadır. Tanrı ise Ölülerin dirileceğini ve yargı gününü Eski Ahittede bildirmektedir. (Hezekiel 37:1, Yeşeya 26:19, Daniel 12:2 Tarihler II 7:9 ,14). Rab der ki o gün, "mezarda olanlar Mesih'in sesini duyup dışarı çıkacaklar ve yaşayacaklar". (Yuhanna 5:28-29). Rab "Ben onu son günde dirilteceğim" diyor. Ölülerin dirilişi aynı şekilde Korontililer I 15:42, 51-52, Selanikliler I 4:14, 16-17 ve Elçilerin işleri 4:2 bölümlerinde açıkça görülmekte ve Aziz Pavlos bunları Korontililer I 15:35-38 ve 42-44 ayetlerinde açıklayarak netleştirmektedir. Aynı zamanda ünlü bir profösör olan Hristos Andruços bunun için: "Ölülerin dirilişi Tanrı'nın yaratıcı eyleminin gücü ve gösterisidir. Tanrı nasıl her şeryi sıfırdan yani hiç ten yarattıysa ölüleri olan yaratıklarını aynı şekilde ve güçte tekrar diriltecektir" der.
Lakin bunlar bu sefer ölümsüz ve yok olamayacak bir şekilde dirileceklerdir. Tanrı her şeye kadir olduğuna göre ve bütün yaratılışı hiçten yani sıfırdan yarattığına göre bunu yapmaya da kadirdir. Her şeye kadir olan Rab tekrar geldiğinde ve bütün ölüleri dirilttiğinde bütün dünyayı yargılayacak ve O'nun yargısı adildir. İşte o zaman her insan haytının ve eylemlerinin meyvesine göre yargılanacak ve buna göre ona sonsuz yaşam ve Tanrı egemenliğinde yer olarak ödül ya da sonsuz cehennem ateşinde ızdırap olarak ceza verilecek. İnsan yaşamı boyunca yaptıkları için yani yaşadığı süre boyunca yaptıkları eylemler ve imanına göre yargılanacak bu süre boyunca ruh vücutla beraber olduğu için sedece ruh değil, vücut şekil alarak ikisi beraber bir bütün olarak yargılanacak ve karşılınıda bir bütün olan beden ve ruh beraber alacak.
Dikkatli olun. Yalnız bu dünya ve bu hayatın zevkleri için değil ebedi hayatın zevkleri ve Tanr'nın sonsuz egemenliği için yarıtılmış olduğumuzu unutmayanız. Bunun için Mesih'in dediği gibi o gün bizim için hırsızızın geleceği bir vakit gibi olmasın haytta daima hazır ve kandillerimiz yanar şekilde olalım ki O'nun adına inan ve vaftiz olmuş olan bizler her zaman O'nun yolunda ve kanunlarında yürüyelim. Öyleki O'na iman eden hiçkimse mahvolmasın, ama hepsi ebedi hayata kavuşsun.
|